Gerçek Sebt Her Zaman Tutuldu

Gerçek Sebt Her Zaman Tutuldu

O günden bu güne dek Sebt günü tutuldu. ‘Yasa tanımaz adam’ her ne kadar Tanrı’nın kutsal gününü ayakları altında çiğnediyse de, sadık insanlar gizli yerlerde onu onurlandırmaya devam ettiler. Reformdan beri her kuşaktan Sebt’i tutmaya özen gösteren imanlılar çıktı.

Sonsuz müjdeyle bağlantılı olan bu gerçekler, İsa Mesih ortaya çıktığı zaman O’nun topluluğunun ayırt edilmesini sağlayacaktır. “Bu da, Tanrı’nın buyruklarını yerine getiren, İsa’ya imanlarını sürdüren kutsalların sabrını gerektirir.” (Vahiy 14:12).

Tapınağa ve Tanrı’nın yasasına ilişkin ışığı alanlar, gerçeğin uyumunu gördükçe sevinçle doldular. Bu ışığın bütün imanlılara verilmesini arzuladılar. Ancak Mesih’i izlediklerini iddia eden birçok kişi dünyaya ters düşen gerçekleri kabul etmedi.

Sebt’in gerçekleri ortaya konulurken, birçok kişi şöyle dedi: “Biz hep pazar günlerini tuttuk; babalarımız onu tuttular, birçok iyi insan Pazar’ı tutarak mesut bir şekilde can verdi. Yeni bir Sebt’i benimsemek bizi dünyayla karşı karşıya getirecektir. Yedinci günü tutanlardan oluşan küçük bir grup, Pazar gününü tutan tüm dünyaya karşı nasıl başarıya ulaşabilir?” Yahudiler, buna benzer tartışmalarla Mesihi reddetmelerini haklı çıkarmışlardı. Bu yüzden, Luther’in zamanında papa yanlıları, gerçek imanlıların Katolik inancıyla öldüğünü belirttiler; yani o din yeterliydi. Böyle bir mantık, imanın her türlü ilerleyişine engel oluşturmaktadır.

Birçok kişi pazar gününü tutmanın kilisenin yüzyıllardır süren bir geleneği olduğunu öne sürmüştür. Bu tartışmaya karşılık vermek için Sebt’in ve onu tutmanın çok daha eskiye ve hatta dünyanın başlangıcından da önceye, Öncesiz Olan’a dayandığını söylemeliyiz.

Kutsal Kitap tanıklığının yokluğu üzerine birçokları şöyle sorar: “Neden büyük adamlarımız bu Sebt sorununu anlamıyorlar? Sizin gibi inanan çok az kişi var. Herhalde birçok eğitimli insanın yanlış, sizin ise doğru olduğunuzu söylemeyeceksiniz.”

Bu tür tartışmaların karşısında yalnızca ayetleri ortaya koymak ve Rab’bin çağlar boyunca kendi halkıyla nasıl uğraştığını belirtmek yeterli olacaktır. Tanrı’nın eğitimli kişileri reformlarda kullanmak için seçmeyişinin nedeni, onların kendi inançlarına ve teolojik sistemlerine daha çok güvenmeleri ve Tanrı tarafından eğitilme gereği duymamalarıdır. Bazen okullarda eğitim almamış kişiler gerçeği duyurmak üzere çağrılırlar. Bunun nedeni eğitimsiz olmaları değil, kendi kendilerine yeterli olmadıklarını fark ederek Tanrı tarafından eğitilmeye ihtiyaç duymalarıdır. Onları büyük kılan, alçakgönüllülük ve söz dinlerliktir.

İnternet sitesi https://www.yasamkaynagi.com
Yazı oluşturuldu 79