İnanç! Sağlık ve Mutluluk Kaynağıdır

İnanç! Sağlık ve Mutluluk Kaynağıdır

Doğanın eserleri, insanlığa Yaratıcının sevgisini gösterir. Dünyamız sadece keder ve sefaletle dolu değildir. Her açılan goncanın, her taç yaprağının ve yeşillenen filizin üzerinde Tanrı sevgidir’ yazar. Çalılar çiçek açtığı gibi güllerde dikenler saklıdır. Doğadaki unsurlar Tanrı’nın çocuklarını mutlu etmek istediğine tanıklık etmektedir. Tanrı’nın yasaklarının tek amacı O’nun yetkisini göstermek değildir. Tanrı çocuklarını düşünmekte, onların iyiliğini amaçlamaktadır. Onların yararına olan bir şeyden vazgeçmelerini istemez.

İnancın sağlık ve mutluluğa engel olduğu en kötü yanılgılardan biridir. Kutsal Yazı şöyle diyor: “Rab korkusu doygun ve dertsiz bir yaşama kavuşturur” (Süleyman’ın Özdeyişleri 19:23). Bilgelik sözleri, “onları bulan için yaşam, bedeni için şifadır bunlar” (Süleyman’ın Özdeyişleri 4:22).

Gerçek inanç insanı Tanrı’nın bedensel, zihinsel ve ahlaksal yasalarıyla uyumlu kılar. İnsana öz denetimi, sakinliği ve ölçülü davranmayı öğretir. İnanç zihne soyluluk kazandırır, insanın değer yargılarını arıtır ve kutsal kılar. Tanrı’nın sevgisine ve her şeyi aşan sağlayışına güvenmek kaygıları ve kuruntuları kaldırır. İnsanın yüreği sevinçle, yüce ve üstün değerlerin verdiği memnuniyetle dolar. İnanç sağlığı geliştirir, ömrü uzatır ve bereketlerden zevk duymamızı sağlar. Hiç tükenmeyen bir mutluluk kaynağının kapısını açar.

Her şeyin en iyisini bilen Tanrı’nın yasakladığı yolda yürüyenler asla gerçek SEVİNCİ tadamazlar.

İbranilerin okullarındaki bedensel ve ruhsal eğitim incelenmelidir. Zihinle beden arasında yakın bir ilişki vardır. Ahlaksal ve düşünsel başarıya ulaşmak için bedensel varlığımızı denetleyen yasalara kulak verilmelidir.

İsrail’in zamanında olduğu gibi çağımızda da her genç, belli bir meslek dalında bilgili olmalıdır. Yaşamak için emek vermesi gerekmese bile çalışmayı öğrenmelidir. Bedensel çalışma olmadan hiç kimse yetkin bir sağlığa kavuşamaz. Güçlü ve etkin bir zihne, soylu bir karaktere kavuşmak için düzenli çalışma disiplini olmalıdır.

Her öğrenci günün belli bir kısmını etkin çalışmaya ayırmalıdır. Böylece gençler, boş gezmekten kaynaklanan kötü ve aşağılayıcı uygulamalardan korunmuş olur. Eğitimin temel hedeflerinden biri budur.

Gençler göklerdeki babanın şefkatli sevgisini görsünler. Tanrı onları kendi çocukları olarak saygınlığa ve soyluluğa çağırmaktadır. Binlerce genç, bencilce amaçlara ve zevklere sırtlarını dönmeye davet edilmektedir. Yalnızca ödül ümidiyle ya da ceza korkusuyla değil, iğrenç olduğu için günahtan nefret etmeyi öğrenmelidir.

Tanrı gençlere hırslı olmayı yasaklamıyor. Ancak gökler yerden ne denli yukarıdaysa bu duygu da bencil ve geçici değerlerden o denli yukarıda olan yüce değerleri hedef almalıdır.

Bu dünyada başlayan eğitim, gelecekteki dünyada devam edecektir. “Tanrı’nın kendisini sevenler için hazırladıklarını hiçbir göz görmemiş, hiçbir kulak işitmemiş, hiçbir insan yüreği kavramamıştır” (1 .Korintliler 2:9). Sevinç ve bereket bolluğu gelecekteki dünyada da devam edecektir. Tanrı’nın benzeyişine kavuşan insanlığın yüce geleceğini yalnız sonsuzluk gösterecektir.

İnternet sitesi https://www.yasamkaynagi.com
Yazı oluşturuldu 79